İklim Değişikliği ve Soğutma Piyasası: Yeni Bir Gerçeklik

 

iklim-degisikligi-sogutma-piyasasi-yeni-bir-gerceklik-1İklim değişikliğini ne olduğunu biliyor musunuz? Ve önlemek için neler yapılabilir? İklim değişikliği, sera gazlarının özellikle de karbondioksitin (CO2) artan yoğunluğunun sonucudur. Sera gazı
salınımı esas olarak fosil yakıtların (petrol, kömür ve doğal gaz) yakılması ve orman kaybıyla oluşur.

Fazlalaştığı zaman, sera gazları ısının gezegenden çıkmasına izin vermeyen bir çeşit bariyer oluşturur ve gezegeni daha da sıcak hale getirir. Bu nedenle, iklim değişikliği süreci aynı zamanda küresel ısınma olarak da adlandırılır. Dünyanın ortalama sıcaklığı biraz artış gösterdiği ve hiçbir şey yapılmadığı takdirde daha da artma eğilimindedir. Uzman Fábio Feldmann çoktan başlayan sonuçların çok ciddi olduğu konusunda uyarmaktadır. Bu sonuçlar diğerlerinin arasında artan deniz seviyeleri, gıda üretiminin tehlikesi,  hastalıkların yayılması, fırtınalar ve daha sık kasırgaları içermektedir.

Bunlar gündelik hayatın çok uzağındaymış gibi görünüyor, öyle değil mi? Fakat bu makalede de göreceğiniz gibi öyle değil. Soğutma ekipmanları sera gazı üretirler ve gündelik hayatınızda sizler de…

Salınımlardan Öncesi

İklim değişikliğiyle savaşmak için Montreal’den çok daha geniş kapsamlı bir anlaşma olan, çok iyi sonuçlarla kloroflorokarbon(CFC) sınırlandırması getiren Kyoto Protokolü dizayn edildi. Bu anlaşma bütün ülkelerden karbon salınımını azaltmaları için bağlılık elde etmeyi amaçlamaktadır. Ancak, dünya sera gazı salınımının 3’te 1’inden sorumlu olan Amerika, Kyoto Protokolü’nü kabul etmedi. Fábio Feldmann: “Sera gazı salınımı ve iklim değişikliğiyle alakalı uluslararası müzakereler ilerlemiyor, fakat salınımlar büyümeye devam ediyor” demiştir.

Senaryo tedirgin edici, fakat bu durumu değiştirmek için hükümetler, şirketler, sivil toplum örgütleri ve uzmanlar tarafından geliştirilen birçok sayıda girişim vardır. Soğutma piyasasında, çevreye ve iklime zarar verilmesini engelleyen birçok başarılı hareket örneği vardır.

Montreal Protokolü, soğutucuların kullanımında doğal soğutucular gibi küresel ısınmaya ve ozon tabakasına minimal etkisi olan alternatiflere geçişle, radikal değişikliklerle sonuçlanan en iyi bilinen vakadır.

Brezilya Çevre Bakanlığı tarafından yayınlanan yakın zamandaki veriler, CFC ve ikamelerinin 2015 itibariyle 2002 yılına kıyasla küresel ısınmada etkisini yarıya indirmenin mümkün olduğunu göstermiştir.  Bakanlık: “Bu nedenle, CFC’li ürün ve ekipmanların çok sıkı bir yönetimle değiştirilmesi gerekmektedir. Eski elektronik aletlerin gaz salınımını engellemek küresel ısınmaya gelecekte olan katkıları engellemek için ana çözümlerden biridir. Şimdi ve 2015 yılları arasında gaz salınımların büyük çoğunluğundan kaçınmak soğutma ekipmanlarına odaklanmıştır” şeklinde bilgi vermiştir.

Unutulmamalıdır ki CFC’ler artık üretilmemektedir ve HCFC’ler aşamalı olarak piyasadan çekilme sürecinin daha ilk aşamalarındadır. Bu soğutucular halen kullanımda olan ekipmanların içinde mevcuttur ve uzmanlaşmış ticaret mağazalarında satılmaktadır.

Belgedeki bir diğer öneri, küresel ısınmaya katkı sağlamayan doğal soğutucuların kullanımı gibi yeni teknolojilerin uygulanmasıdır. Yani hidrokarbonlar (izobütan ve propan) şimdi olduğu gibi piyasada artan bir güç kazanmaktadır.

Enerji Etkinliği

Elektrik üretiminde sera gazı salınımı da meydana gelmektedir. Dolayısıyla, etkin enerji kullanımı salınımı azaltmak için etkili yöntemlerden biri olarak değerlendirilmektedir.

Soğutmada, enerji etkinliğini hedefleyen sonuçlar aramak çok uzun zamandır vardır ve önemli sonuçlar elde edilmiştir. Çevre Koruma Ajansı (EPA)’nın çalışmaları günümüzün buzdolaplarının 20 yıl öncesine göre yarısı kadar veya daha az enerji harcadığını göstermektedir. Benzer sonuçlar Enerji Korunumu için Doğal Program olan Procel’in oluşumu gibi teşviklerin olduğu Brezilya’daki çalışmalarda da bulunmuştur ve ekipmanların geliştirilmesinde hatırı sayılır ilerlemelere öncülük etmiştir.

Bu gelişimlerin ana etkenlerinden biri de bir çok ülkede hükümetler tarafından oluşturulmuş, ekipman üreticileri için hedefler koyan ve kullanıcının buzdolabı tüketim seviyesini sonuna kadar daha açık hale getiren, piyasa ortalamasına kıyasla enerji tasarrufuna teşvik eden programlardır.

Süreci Yönetmek

Embraco Fullmotion: enerji etkinliğinde önemli bir bölüm.
Embraco Fullmotion: enerji etkinliğinde önemli bir bölüm.

İklim değişikliği aşikâr olmadan önce, enerji etkinliği meselesi Embraco’nun endişelerinin bir süredir bir parçası olmuştu. Araştırmalar ve daha ileri seviye çözümlerin geliştirilmesi için yoğun yatırımlar yaparak, bu bağlamda şirket öncü bir konum almıştır. Sürdürülebilirliği çekirdek değerleri içine katarak, enerji etkinliği daha da önem kazanmıştır.

Embraco Fullmotion kompresörü, soğutma kapasitesini ihtiyaca göre ayarlayarak yenilikçi ve yüksek etkinlik çözümü olarak tanınarak şirketin öncü konumuna bir örnek olmuştur.

Diğer tüm markaların kompresörleri de ileri teknolojiyi bünyelerine katarak enerji tüketiminin azalmasına neden olmuştur. Daha etkin modeller sunma çabası aynı zamanda tekrar satışa uygun kompresörler için de uygulanmaktadır.

Enerji açısından çok daha etkin ürünler teslim etmeye olan gerçek bağlılığı ve soğutma ekipmanlarının etkisine en aza indirmesiyle, Embraco enerji ve doğal kaynak tasarruflu, küçük modellerin daha az hammadde ve nakliyede daha az yakıt masrafı olacağından daha küçük ve daha hafif kompresörler üretmek için çalışmaktadır.

Yüklenicinin Rolü

Bu değişim sürecinde, uluslararası ajansların, hükümetlerin ve şirketlerin dâhil olması ile beraber yüklenicinin de oynaması gereken bir rol vardır. Teknik uzmanlığı ve soğutucu ekipman sahiplerine ulaşımının olmasıyla müşterilerine rehberlik sağlayabilir.

Buzdolaplarının gerekenden daha fazla enerji tüketmemesi ve uzun süre dayanması için ne yapmak gerektiğini açıklayabilir,

Eski model ürünü, enerji tasarruflu bir model ile değiştirmeyi tavsiye edebilir,

Soğutma ekipmanlarının daha etkin kullanımıyla sonuçlanacak çözümler sunabilir ve projeler geliştirebilir. (ticari müesseseler durumunda)

Bakım çalışmalarında, iyi bir uzman soğutucu sızıntılarının atmosfere karışmasından sakınmak için dikkatli olmalıdır. CFC ve HCFC’lerin toplanması ve geri dönüşümüyle alakadar olmalıdır. Örneğin, Bunun nerede yapılacağına listeleyen, israfı nasıl engelleyeceğini ve en iyi uygulamaların kullanımını gösteren Montreal Protokol sitesine başvurmalıdır. Bu hareketler ve diğer birçokları iklim değişikliğinin önlenmesine katkı sağlamaktadır. Peki ya siz, siz bu konuda ne yapıyorsunuz?


KAVRAMLARI ANLAMAK

Sera gazı etkisi: Gezegeni sıcak tutan ve Dünya üzerinde hayatı mümkün kılan doğal hadisedir. Problem ise atmosferde aşırı fazla sera gazı salınımının gezegeni çok daha sıcak bir hale getirmesidir.

Sera gazı: en önemlileri karbondioksit (CO2), metan ve azot oksittir. Salınımın birçoğundan CO2 sorumludur, dolayısıyla küresel ısınmaya daha büyük katkı sağlamaktadır. Gazın atmosferde bulunma süresi en az 100 yıldır. Kloroflorokarbonlar (CFC’ler) da sera gazıdır fakat günümüzde onların kullanımı Montreal Protokolünün getirdiği kısıtlamalar sayesinde çok azdır.

İklim Değişikliği: Isının atmosferde normal seviyenin ötesinde artan kapasitede alıkoyulmasıdır. Sebebi, atmosferde geniş yoğunlukta sera gazıdır.

Ozon Tabakası: yüksek oranlarda Ozon(O3) gazı taşıyan, Dünya yüzeyinden 10 – 50 km arasında bulunan atmosfer tabakasıdır. Güneş tarafından yayılan radyasyon ve ultraviyole ışınlarına karşı doğal bir kalkan görevi yapar.


“Küresel ısınma çoktan bir sürü ciddi sonuçlar doğurmakta ve soğutmanın da dahil olduğu bütün sektörlerde değişiklik yapılması gerekliliğini dayatmaktadır.”